2026 Yılı Araştırmamız Başladı!

Artık gelenekselleşen araştırmamız, 2026 yılı ile beraber 9. kez veri toplama sürecine başladı. Temmuz ayı sonuna kadar devam edecek bu aşamayı, veri analizi süreci takip edecek. Kasım ayında ise raporumuz her sene olduğu gibi Harvard Business Review Türkiye Kasım ayı sayısında yayımlanacak. Çalışmamız sonucunda, beyaz yakalıların potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları unsurların analizlerini hep birlikte […]

Çizginin Üstü’nde Sibel Karamaraş ile “Cesaretlendiren Organizasyonlar” Üzerine Konuştuk

Harvard Business Review Türkiye ile beraber hayata geçirdiğimiz Çizginin Üstü programımızın ikinci bölümünde kurucumuz Emre Başkan’ın konuğu Klinik ve Örgütsel Psikolog, Eğitmen Sibel Karamaraş oldu. Bu ilham veren sohbette cesaretlendirme kavramına odaklandık ve cesaretin ne anlama geldiği kadar, ne olmadığını; cesaretlendirmenin konfor alanlarımızın dışına yolculuklarımızda neden bu kadar önemli olduğunu; cesaretlendiren kültürlerin ve organizasyonların yeni […]

Çizginin Üstü’nde Ceren Sağlam’la Anlam Üzerine Konuştuk

Azor olarak gerçekleştirdiğimiz ve raporunu her sene Harvard Business Review Türkiye Kasım ayı sayısında yayımladığımız araştırmamızda değişim, dönüşüm ve adaptasyon süreçlerini inceliyoruz. Çalışmamızda çalışanların ilgili süreçlerde nelere ihtiyaç duyduklarını konfor alanı yaklaşımı, nörobilim gibi alanlardan istifade ederek irdeliyoruz. Elimizdeki veriler de bu gibi zorlu süreçlerde en etkili faktörün “insanlığa değer katan bir amaç uğruna çalışmanın” […]

İPUCU #52: Tavuk Kafesi Sendromu ve Alışkanlıkların Gücü

Buyology adlı kitabıyla pazarlama dünyasına farklı bir soluk getiren Martin Lindstrom’un Tavuk Kafesi Sendromu adını verdiği yaklaşımı daha önce duymuş muydunuz? Buna göre tavuklar uzun bir süre kafeste tutuluyorlar. Sonrasında, kırsal bir alanda kafesin kapağı açılıyor. Tavuklar yavaş yavaş dışarı çıkıyor. Ancak, yaklaşık 30 saniye sonra kendi istekleri ile kafeslerine koşa koşa geri dönüyorlar. Diğer […]

Gönülden Teşekkürlerimizle!

Covid-19 sonrasındaki toparlanma ve adaptasyon sürecindeki ihtiyaçlara odaklanan ve bu sene 3.sünü düzenlediğimiz araştırmamız sona erdi! Yüksek ilginiz, desteğiniz ve nazik mesajlarınız bizleri hem çok mutlu etti hem de gelecek senelere dair cesaretlendirdi. Hepinize çok teşekkür ederiz! İş Dünyasının Konfor Alanı Araştırma Raporumuza Kasım ayında Harvard Business Review Türkiye sayısından, sosyal medya hesaplarımızdan ya da […]

İPUCU #51: 4 Adımda Unlearning

VUCA Dünyası belirsizlik ortamını ve kontrolümüz dışında gelişen değişimi vurguluyor. Değişim ise alışkanlıklarımızı bir kenara bırakmamıza neden olup bizleri konfor alanlarımızın dışına itiyor. Bu süreç nihayetinde adaptasyon gerektiriyor. Peki adaptasyon sürecinin vazgeçilmez öğesi Unlearning nedir? Nasıl uygulanır? UNLEARNING NEDİR? Unlearning Türkçe’ye normal şartlarda unutmak olarak çevrilebilse de, bizce tam karşılığı “bilinçli bir vazgeçiş”. Zira, normal […]

İPUCU #50: Hazır Olmak Mı? Hazırlıklı Olmak Mı?

Bugün hala, bazı kurumların belli aksiyonları almak için “uygun şartları” beklediğini görebiliyor, neden beklediklerini sorduğumuzda da “Çalışmalarımız devam ediyor; hazır olunca, başlıyoruz” cevabını alabiliyoruz. Bunun temel nedeni ise insanın yapısı itibariyle yeni bir sürece başlamadan önce olası tüm riskleri bertaraf etmek ve yolculuğunu rahat, güvenli şekilde yapmak istemesi. Ancak, bu eğilimimizin VUCA Dünyası gerçekleriyle uyuşmadığını […]

Cesaretlendirme: Konfor Alanlarımızın Dışına Yolculuktaki İlk Adım

Ahmet ve Selin’in bebekleri Tutku 1 yaşındaydı. Son haftalarda bir yere tutunarak ayağa kalkmaya başlamıştı. Tüm emareler Tutku’nun yakında yürüyeceğini işaret ediyordu. Nitekim, Tutku o gün ilk adımını atmayı denedi ve düştü. Bunu gören Ahmet ve Selin çocuklarının yanına gidip “Tutku sen denemeye devam et. Yürümeyi öğrendiğinde de gel bize göster. Öğrendiysen sana hediye alacağız” […]

İPUCU #49: Alanında Lider Olmak Mı, Yoksa Öncü Olabilmek Mi Daha Değerli?

Bugün neredeyse tüm kurumlar alanında lider olabilmek için yarışıyor. Buna karşılık, alanında önder olmak için çalışan, öncü olmayı hedeleyen firma sayısı pek de yeterli değil. Peki bu iki kavram arasındaki fark tam olarak ne? Bir alanda lider olmayı, tek kulvarda koşulan bir yarışa benzetebiliriz. Bu tip yarışlarda koşucular birbirlerini geçmeye ve alacakları ödülü maksimize etmeye […]