2026 Yılı Araştırmamız Başladı!

Artık gelenekselleşen araştırmamız, 2026 yılı ile beraber 9. kez veri toplama sürecine başladı. Temmuz ayı sonuna kadar devam edecek bu aşamayı, veri analizi süreci takip edecek. Kasım ayında ise raporumuz her sene olduğu gibi Harvard Business Review Türkiye Kasım ayı sayısında yayımlanacak. Çalışmamız sonucunda, beyaz yakalıların potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları unsurların analizlerini hep birlikte […]

Çizginin Üstü’nde Ceren Sağlam’la Anlam Üzerine Konuştuk

Azor olarak gerçekleştirdiğimiz ve raporunu her sene Harvard Business Review Türkiye Kasım ayı sayısında yayımladığımız araştırmamızda değişim, dönüşüm ve adaptasyon süreçlerini inceliyoruz. Çalışmamızda çalışanların ilgili süreçlerde nelere ihtiyaç duyduklarını konfor alanı yaklaşımı, nörobilim gibi alanlardan istifade ederek irdeliyoruz. Elimizdeki veriler de bu gibi zorlu süreçlerde en etkili faktörün “insanlığa değer katan bir amaç uğruna çalışmanın” […]

Gönülden Teşekkürlerimizle!

Covid-19 sonrasındaki toparlanma ve adaptasyon sürecindeki ihtiyaçlara odaklanan ve bu sene 3.sünü düzenlediğimiz araştırmamız sona erdi! Yüksek ilginiz, desteğiniz ve nazik mesajlarınız bizleri hem çok mutlu etti hem de gelecek senelere dair cesaretlendirdi. Hepinize çok teşekkür ederiz! İş Dünyasının Konfor Alanı Araştırma Raporumuza Kasım ayında Harvard Business Review Türkiye sayısından, sosyal medya hesaplarımızdan ya da […]

İPUCU #50: Hazır Olmak Mı? Hazırlıklı Olmak Mı?

Bugün hala, bazı kurumların belli aksiyonları almak için “uygun şartları” beklediğini görebiliyor, neden beklediklerini sorduğumuzda da “Çalışmalarımız devam ediyor; hazır olunca, başlıyoruz” cevabını alabiliyoruz. Bunun temel nedeni ise insanın yapısı itibariyle yeni bir sürece başlamadan önce olası tüm riskleri bertaraf etmek ve yolculuğunu rahat, güvenli şekilde yapmak istemesi. Ancak, bu eğilimimizin VUCA Dünyası gerçekleriyle uyuşmadığını […]

İPUCU #49: Alanında Lider Olmak Mı, Yoksa Öncü Olabilmek Mi Daha Değerli?

Bugün neredeyse tüm kurumlar alanında lider olabilmek için yarışıyor. Buna karşılık, alanında önder olmak için çalışan, öncü olmayı hedeleyen firma sayısı pek de yeterli değil. Peki bu iki kavram arasındaki fark tam olarak ne? Bir alanda lider olmayı, tek kulvarda koşulan bir yarışa benzetebiliriz. Bu tip yarışlarda koşucular birbirlerini geçmeye ve alacakları ödülü maksimize etmeye […]

İPUCU #48: Dijital Dönüşümde İnsan Faktörü ve Liderlik

Geçen haftaki ipucumuzda M.I.T. Sloan School of Management’dan George Westerman’ın öne sürdüğü dijitalleşmenin bir numaralı kuralı üzerinde durmuştuk. Bugün ise, dijital dönüşüm süreçlerinde yaşanabilen direnci ortadan kaldırabilmek için neler yapabileceğimize odaklanacağız. Bu gibi dönüşüm süreçlerinde direnci ortadan kaldırabilmek için atmamız gereken en temel adım paradigmamızı değiştirmek ve insanı merkeze koymak. Bunu tam anlamıyla gerçekleştirebilmek içinse […]

İPUCU #47: Dijital Yenilikçiliğin Bir Numaralı Kanunu

Bugün her kurum, her zamankinden daha yoğun şekilde dijitalleşmeyi konuşuyor. Peki, dijital dünya hakkında öne sürülmüş bir numaralı kanun hakkında bir fikriniz var mı? M.I.T. Sloan School of Management öğretim üyesi George Westerman tarafından öne sürülen bu kanun teknolojinin hızlı, ancak buna karşılık organizasyonların çok daha yavaş değiştiğini ortaya koyuyor. Westerman bu nedenle dijital dönüşüm gibi […]

İPUCU #45: VUCA Dünyası Sadece Negatif Algılanmamalı

Son aylarda tecrübe ettiklerimiz VUCA Dünyası kavramının tekrar hatırlanmasını ve hatta özümsenmesini sağladı. Bu süreçte de dikkatimizi bir şey çekti: Genelde VUCA’dan negatif şekilde bahsediliyor. Bu insanın algı mekanizmalarıyla ilgili bir yanılgı. Limbik beyinlerimiz varoluşu devam ettirmeye odaklı olduğu için dış dünyayı analiz ederken her yeni durumu güvende hissetme veya hissetmeme olarak yorumluyor gibi düşünebiliriz. […]

İPUCU #44: VUCA Dünyası’na Karşı Etkenlik ve Edilgenlik Hali

Sizce bir insanın ya da bir kurumun konfor alanının dışına çıkmaması mümkün mü? VUCA Dünyası’nda bu mümkün değil. VUCA’nın sunduğu belirsizliklerle dolu dünya, insanlara ve kurumlara konfor alanı yaklaşımı hakkında iki seçenek sunuyor: Birinci senaryoda insan veya kurumlar içinde yaşadıkları dünyayı analiz ediyorlar. Bu bilgiler ışığında, potansiyel değişimlere proaktif bir yaklaşım sergiliyorlar. Değişim kapıya dayanmadan […]